|
Dünya - Yer Kürenin İç
Yapısı
reklam6
Yer'in içi, diğer
gezegenler gibi, kimyasal olarak tabakalardan oluşur. Yer'in
silikattan oluşmuş bir kabuğu, yüksek viskoziteli bir mantosu,
akışkan bir dış çekirdeği ve katı halde bir iç çekirdeği vardır.
Yer'in tabakaları aşağıda belirtilen derinliklerdedir:
| Derinlik (Km) |
Tabaka |
| 0–60 |
Litosfer (5 ila 200 km arası
değişir) |
|
0–35 |
Kabuk (5 ila 70 km arası değişir) |
|
35–60 |
mantonun en üst kısmı |
| 35–2890 |
Manto |
|
100–700 |
Atmosfer |
| 2890–5100 |
Dış kabuk |
| 5100–6378 |
İç kabuk |
Dünya'nın dış kabuğu
ile bu kabuğun üzerindeki atmosfer(hava) ve hidrosfer
(okyanuslar ve denizler)katmanları doğrudan gözlemle
incelenebilir. Oysa Dünya'nın iç bölümlerine ulaşarak yapısını
doğrudan inceleme olanağı yoktur. Dünya'nın iç yapısına ilişkin
bütün bilgiler depremlerin incelenmesinden ve Dünya'nın içinde
var olduğu düşünülen maddeler üzerindeki deneylerden elde
edilmiştir. Yanardağların varlığına ve yerkabuğunun yüzeyindeki
ısı akışı ölçümlerine dayanarak Dünya'nın iç böümlerinin çok
sıcak olduğunu biliyoruz. Yerkabuğunun derinliklerine doğru
indikçe kayaçların sıcaklığı her kilometrede 30°C kadar
yükselir. Böylece; kabuğun en alt katmanlarının çok daha üstünde
yer alan kayaçlar kızıl kor haline dönüşür. Aslında Dünya'nın
büyüklüğüne oranla yerkabuğu çok incedir. Eğer Dünya'yı bir
futbol topu büyüklüğünde düşünürsek kabuğu da ancak topun
üzerine yapıştırılmış bir posta pulu kalınlığındadır. Kabuğun
altında kalan kayaçlar ise akkor sıcaklığına kadar ulaşır.
Depremlerin nedeni, yerkabuğundaki bir kırıkla birbirinden ayrılan
iki büyük kütlenin (levhanın) birdenbire harekete geçerek üst
üste binmesi ya da uzaklaşması sonucunda yerkabuğunun şiddetle
ileri geri sarsılmasıdır. Büyük bir depremde bazi titreşimler
Dünya'nın öbür yüzündeki dairesel bir alanda "odaklanır". Buna
karşılık bazı titreşimler çekirdeği aşıp öbür yana geçmez.
Böylece Dünya'nın öbür yüzünde hiçbir titreşimin duyulmadığı
halka biçiminde bir "gölge" belirir. Bu gölgenin boyutları
ölçülerek çekirdeğin büyüklüğü hesaplanabilir. Ayrıca deprem
titreşimlerinin yayılma hızi saptanarak içinden geçtikleri
maddelerin yoğunluğu, dolayısıyla bileşimi belirlenebilir.
Eritilmiş kayaçlarla yapılan laboratuvar deneyleri bu
çalışmalara büyük ölçüde ışık tutar. Dünya'nın yüzeyi, kalınlığı
6 ile 70 km arasında değişen bir "kabuk" katmanıyla örtülüdür.
Yerkabuğu denen bu katman daha ağır maddelerden oluşan ve 2.865
km derine inen çok kalın "manto" katmanının üzerine oturur.
Mantonun bittiği yerde Dünya'nın merkezine kadar kadar 3.473 km
boyunca uzanan "çekirdek" başlar. Jeologlara göre, içteki manto
katmanı çok büyük kabarma harektleri sonucunda yerkabuğunu
iterek birçok yerde yüzeye cıkmıştır. Ayrıca normal olarak
yerkabuğunun yapısında bulunmayan bazı kayaçlar da yanardağı
hareketleri nedeniyle Dünya'nın yüzeyine ulaşmıştır. Jeologlar
bu verilere dayanarak mantonun üst kesimlerinin "ültrabazik"
korkayaçlardan oluştuğunu ileri sürerler. Bir yanda "asit" kayaç
olarak nitelenen granitin yer aldığı kayaç sınıflandırmasının
öbür ucunda bulunan bu ültrabazik kayaçlar ağır demir ve
magnezyum silikatlardan oluşur. Mantonun alt bölümlerinin de
aynı yapıda, ama daha ağır ve yoğun olduğu sanılmaktadır.
Çekirdeğin yapısındaki maddeler ise hem mantodakilerden daha
ağır, hem de hiç değilse çekirdeğin dış bölümünde sıvı haldedir.
Buna karşılık çekirdeğin içinin manto ve kabuk gibi katı olduğu
sanılıyor. Yerçekirdeğin olağanüstü bir basınç vardır. Bilinen
elementlerin çoğu böylesine büyük bir basınç altında çok
yoğunlaşmış olarak bulunabilir; ama jeologların genel kanısı,
bazı demirli göktaşları (meteoritler) gibi çekirdeğin de metal
halindeki nikel ve demirden oluştuğudur
|