|
Dünya - Genel Bilgiler
reklam6
Ana Plakalar;
Afrika plakası, Afrika'yı kapsar.
Antarktik plakası, Antarktika'yı kapsar
Avustralya plakası, Avustralya'yı kapsar. (Hint plakası ile
50-555 milyon yıl önce birleşmiştir)
Avrasya plakası, Asya ve Avrupa'yı kapsar.
Kuzey Amerika plakası, Kuzey Amerika ve kuzey-doğu Sibirya'yı
kapsar
Güney Amerika plakası, Güney Amerika'yı kapsar.
Büyük Okyanus plakası, Büyük Okyanus'unu kapsar
Önemli küçük plakalar arasinda Hint plakası, Arabistan plakası,
Karaip plakası, Nazka plakası, Skotia plakası ve Anadolu plakası
sayılabilir.
Aşınma;
Kıtaları oluşturan güç, levha hareketlerinin motoru olan
Yer'in iç enerji kaynağıysa, çok daha büyük bir dış enerji
kaynağı, kıtaları aşındırarak yok etme sürecinde etkili olur:
Güneş enerjisi. Atmosfer hareketlerini ve su döngüsünü sürdürmek
için gerekli enerjiyi sağlayan güneş ışınları, su ve rüzgar
aşındırması ile kıta yüzeylerinden koparılan minerallerin yine
bu iki araç yardımıyla okyanus tabanlarına taşınarak çökmesine
yardımcı olur. Bu mekanizma ile okyanus kabuğu üzerinde gittikçe
kalınlaşarak biriken tortul kaya katmanı, dalma-batma
mekanizması sırasında yerküre içlerine taşınarak yeniden erir.
Aşınma mekanizması, suyun yerçekimi etkisi altındaki
hareketlerini izler, yüksek dağların aşınarak alçalmasına,
okyanus derinliklerinin dolarak yükselmesine yol açar, sonuçta
yer yuvarlağının girinti ve çıkıntılarının törpülenerek çekim
etkisi ile belirlenmiş ideal jeoit biçimine yaklaşması yönünde
çalışır.
Güneş Sistemi’nin Oluşumu Güneş Sistemi’nin oluşumu ile
ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori
sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu
teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni
çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak
küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde Güneş
oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş,
çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır olanlar
da Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri
oluşturmuşlardır.
Dünya’nın Oluşumu Dünya, Güneş Sistemi oluştuğunda kızgın
bir gaz kütlesi halindeydi. Zamanla ekseni çevresindeki
dönüşünün etkisiyle, dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe
geçmiş farklı sıcaklıktaki katmanlar oluşmuştur. Günümüzde iç
kısımlarda yüksek sıcaklık korunmaktadır. Dünya’nın oluşumundan
bugüne kadar geçen zaman ve Dünya’nın yapısı jeolojik zamanlar
yardımıyla belirlenir.
Jeolojik Zamanlar Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan Dünya,
günümüze kadar çeşitli evrelerden geçmiştir. Jeolojik zamanlar
adı verilen bu evrelerin her birinde , değişik canlı türleri ve
iklim koşulları görülmüştür. Dünya’nın yapısını inceleyen
jeoloji bilimi, jeolojik zamanlar belirlenirken fosillerden ve
tortul tabakaların özelliklerinden yararlanılır. Jeolojik
zamanlar günümüze en yakın zaman en üstte olacak şekilde
sıralanır.
Dördüncü Zaman Üçüncü Zaman İkinci Zaman Birinci Zaman İlkel
Zaman
İlkel Zaman Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona
erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İlkel zamanın yaklaşık 4
milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.
Zamanın önemli olayları : Sularda tek hücreli canlıların ortaya
çıkışı En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu
İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.
Birinci Zaman (Paleozoik)
Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan
jeolojik zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl
sürdüğü tahmin edilmektedir.
Zamanın önemli olayları : Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının
oluşumu Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu İlk
kara bitkilerinin ortaya çıkışı Balığa benzer ilk organizmaların
ortaya çıkışı Birinci zamanı karakterize eden canlılar
graptolith ve trilobittir.
İkinci Zaman (Mezozoik) Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl
önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İkinci zamanın
yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. İkinci
zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda
yok olmuşlardır.
Zamanın önemli olayları : Ekvatoral ve soğuk iklimlerin
belirmesi Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu İkinci
zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur.
Üçüncü Zaman (Neozoik) Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl
önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Üçüncü zamanın
yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.
Zamanın önemli olayları : Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya
başlaması , Linyit havzalarının oluşumu , Bugünkü iklim
bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması , Alp
kıvrım sisteminin gelişmesi , Nümmilitler ve memelilerin ortaya
çıkışı Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit,
hipparion, elephas ve mastadondur.
Dördüncü Zaman (Kuaterner) Günümüzden 2 milyon yıl önce
başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır. Zamanın
önemli olayları : İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul
döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması İnsanın ortaya
çıkışı Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve
insandır.
Dünya’nın İç Yapısı Dünya, kalınlık, yoğunluk ve
sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli katmanlardan
oluşmuştur. Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi
edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.
Çekirdek Manto Taşküre (Litosfer)
Deprem Dalgaları Deprem dalgaları farklı dalga boylarını
göstermektedir. Deprem dalgaları yoğun tabakalardan geçerken
dalga boyları küçülür, titreşim sayısı artar. Yoğunluğu az olan
tabakalarda ise dalga boyu uzar, titreşim sayısı azalır.
Çekirdek Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır
elementlerin bulunduğu bölümdür. Dünya’nın en iç bölümünü
oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış
çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir.
İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve
sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu
karışım ergimiş haldedir.
Manto Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır.
100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5
g/cm3 sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer
hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum,
magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi
yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir.
Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli
olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür.
Mantodaki Alçalıcı-Yükselici Hareketler Mantonun alt ve üst
kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı verilen kızgın
akıcı madde yerkabuğuna doğru yükselir. Yoğunluğun arttığı
bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.
Taşküre (Litosfer) Mantonun üstünde yer alan ve yeryüzüne
kadar uzanan katmandır. Kalınlığı ortalama 100 km’dir.
Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.
Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması
nedeniyle sial de denir. Yerkabuğunun altındaki bölüme ise
silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için sima denir. Sial, okyanus
tabanlarında incelir yer yer kaybolur. Örneğin Büyük Okyanus
tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez. Yeryüzünden yerin
derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna
jeoterm basamağı denir.
Kıtalar ve Okyanuslar Yeryüzünün üst bölümü kara
parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuştur. Denizlerin
ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine kıta
denir. Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’den daha
geniş yer kaplar. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika’nın tamamı ve
Afrika’nın büyük bir bölümü Kuzey Yarım Küre’de yer alır. Güney
Amerika’nın ve Afrika’nın büyük bir bölümü, Avustralya ve
çevresindeki adalarla Antartika kıtası Güney Yarım Küre’de
bulunur. Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır. Kıtaların
birbirinden ayıran büyük su kütlelerine okyanus denir.
Kara ve Denizlerin Farklı Dağılışının Sonuçları Karaların Kuzey
Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle, Kuzey Yarım
Küre’de; Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksektir. Sıcaklık
farkları daha belirgindir. Eş sıcaklık eğrileri enlemlerden daha
fazla sapma gösterir. Kıtalar arası ulaşım daha kolaydır. Nüfus
daha kalabalıktır. Kültürlerin gelişmesi ve yayılması daha
kolaydır. Ekonomi daha hızlı ve daha çok gelişmiştir.
Hipsografik Eğri Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını
gösteren eğridir. Kıta Platformu: Derin deniz platformundan
sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları arasındaki en geniş
bölümdür. Karaların Ortalama Yüksekliği: Karaların ortalama
yüksekliği 1000 m dir. Dünya’nın en yüksek yeri deniz
seviyesinden 8840 m yükseklikteki Everest Tepesi’dir. Kıta
Sahanlığı: Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m
derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf
kıtaların su altında kalmış bölümleri sayılır. Kıta Yamacı: Şelf
ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür.
Denizlerin Ortalama Derinliği: Denizlerin ortalama derinliği
4000 m dir. Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru denzi
seviyesinden 11.035 m derinliktedir. Derin Deniz Platformu: Kıta
yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan
yeryüzünün en geniş bölümüdür. Derin Deniz Çukurları: Sima
üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde
bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür.
|